Çocuk ve Şehir İlişkisi Momo Okumaları -1

Alman çocuk kitabı klasikleri içerisinde yer alan Momo öne çıkan başlıkları ile sadece çocuklara değil yetişkinlere de hitap eden bir baş yapıt. Yazar Michael Ende, kurduğu fantastik dünyada yol aldığı küçük kız Momo ile birlikte sağlam bir sistem eleştirisi getiriyor.

Yazar Ende kimsenin kolay kolay değinemeyeceği bir konuya, zaman mefhumuna yer veriyor romanında.  Zamanı ölüm gerçeğine bağlayarak eserini derinleştiriyor. Unuttuğumuz ölüm hakikatini yüzümüze çarpıyor. Öleceğimiz gerçeğini unuttuğumuz için endüstriyel dünyanın kölesi olduğumuzu hatırlatıyor. Romanda tüm insanların zamanlarını çalmak suretiyle onları köleleştiren Duman Adamların bir bir yok olması, insanların ölüm gerçeğini yeniden idrak etmesiyle mümkün oluyor. Ve anlatı mutlu sonla bitiyor.

Kaç yaşında olduğunu bilmeyen, kimsesiz ve evsiz küçük bir kız olan Momo’nun eski bir şehir kalıntısında arkadaşları ve sevdikleriyle beraber oynamasıyla başlıyor roman. Her çocuk gibi Momo’nun da zaman kavramı yok. Oyun oynamak, gökyüzünü izlemek, hikayeler dinlemek gibi değerli işlerin peşinde geçiriyor tüm gününü.

Momo’nun şehrinde herkes için hayat böyle iken birden Zaman Tasarruf Şirketi’ne bağlı Duman Adamlar ortaya çıkıyor ve berber Bay Fusi’den başlayarak şehirdeki herkese zamanlarını tasarruf etmelerini söylüyor. Duman Adamlar’a göre zaman tasarrufu demek sadece ama sadece çalışmak, daha çok çalışmak demek. İnsanlara yardım etmek, hastaları ziyaret etmek, hayallere dalmak, çiçekleri sulamak gibi pek çok iş değersizdir ve zaman israfıdır onlara göre. Duman Adamlar’ın zaman tasarrufu hesabına kanarak hayatlarını değiştiren insanlar bir daha eski güzel hayatlarına kavuşamazlar. İnsanlar daha zengin ama daha mutsuz olurlar.

Bu mutsuzluktan çocuklar da nasibini alır ve oyun oynamak gibi “değersiz” bir iş yapmak yerine okula gitmeye zorlanırlar. Yetişkinlere göre çocuklar okulda kendileri için daha faydalı şeyler öğrenecektir. Sonuçta çocuklar daha bilgili ama daha mutsuz olurlar. Momo’yla beraber oynadıkları o hayal dolu oyunlar artık birer hayal olur.

Şehri çocuksuz bırakan bu uygulamaya itiraz eden Momo ve arkadaşları bir eylem gerçekleştirerek çocukların rahat bırakılmalarını söylerler. Herkesi, dünyayı değiştirecek toplantıya katılmaya çağırırlar ama hiç kimse gelmez. Tüm çaba boşa gider.

Olan bitenden büyük üzüntü duyan Momo’nun sevdiği herkes bir bir Duman Adamlar’ın zaman tasarrufu ile ilgili sözlerine kanar. İyice yalnız kalan Momo’nun imdadına Hora Usta yetişir ve küçük kıza modern dünyanın sırrını ifşa eder. Momo, Duman Adamlar’ın düzenine son verecek tek cesur kişidir. Çünkü zaman algısı mekanikleşmemiş, kendine ve evrene yabancılaşmamıştır. Dolayısıyla bu sırrı da çözüp insanları kurtaracak tek kişidir. Başta epey tereddüt etse de Momo kendisine verilen görevi Hora Usta’nın da büyük destekleri sayesinde başarır.

Koronavirüs nedeniyle eve kapandığımız bu günlerde Momo’yu yeniden okumak, değişen zaman kavramımız için gerekli bir ev ödevi adeta. Tüm o koşturmanın bir anda son bulduğu, önceliklerimizin değiştiği bu dönem, zamanımızı kimlerin nasıl elimizden çaldığı ile ilgili tefekkürü zorunlu kılıyor. Bu satırları mübarek Ramazan ayını karşılarken kaleme almanın güzel rastlantısı ile birlikte Sünnetullaha uygun bir yaşayışın önemini Momo’da görmenin derin bir hayreti içerisindeyim.