Çocuklarla korona hakkında konuşmak

Başımıza gelen her felaketin birer hikmet barındırdığını düşünürüz. Bunu felaket sırasında duaya sığınan bir mü’min de söyler, felaket sonrası sonuçlara odaklanan ve bu sonuçların doğurduğu etkileri açıklayan bir bilim insanı da.

Böyle zamanlarda en çok çocuklar adına kaygımız artar. Onları her bakımdan “diri” tutmaya çalışırız. Aşırı korumacı tavrın pek bir işe yaramadığını görerek onlarla süreç hakkında konuşmanın onları “diri” tutmaya daha çok yaradığını biliriz.

Gelin onlarla birlikte hangi başlıkları konuşabileceğimize beraber bakalım:

1- Koronavirüs dünyanın çoğu ülkesinde yayılmaya devam ediyor. Virüsün her yerde yayılma potansiyeli göstermesi ve bunun herkes için büyük tehditler barındırması  “ulus-devlet” yasasının değil de insanlık yasasının geçerli olduğunu hatırlattı.  Size komşu ya da değil, bir ülkede ardarda gelen ölümler sizi de üzer. Onlar için üzülürsünüz.

2- İnsanoğlunun doğaya verdiği zararın kefaretini ödediğimizi konuşabiliriz. Bu en acı ama en büyük hakikat! Virüs doğdu ve hızla yayılıyor çünkü fıtrata aykırı düzen daha fazla ayakta kalamaz. Kirlettiğimiz ve mahvettiğimiz kozmos elbette ki kaosa dönüşecektir. Her doğa olayında bunu tekrar, tekrar konuşmalıyız.

3- Çılgınlar gibi harcama yapıyorduk, sürekli ihtiyaçlarımız artıyordu, günlük rutinlerimiz sorgulanamaz gerçeğimizdi, parayı ve birbirimizi çabuk harcıyorduk. Virüs bize neyin gerçekten de önemli olduğunu düşünmemiz için büyük bir ders verdi. Tüm alışkanlıklarımız ve değerli gördüklerimiz temel yaşam gereksinimleri söz konusu olduğunda ne kadar da boşmuş!

4- Marketleri yağmalayanlar en az virüs kadar tehlikeli bunun altı sıklıkla çizilmeli. Evet korkuyla gelen güdülenme sonucu marketlere koşmak insan psikolojisi açısından bir yerde anlaşılabilir ama tuvalet kağıdı için birbirlerini ezenler distopik bir filmde bile bizi incitir. Ama bu gerçek oldu: “tuvalet kağıdı savaşları”

5- Dünyada onlarca trajedi varken neden virüs bu kadar gündeme geldi? Ne Yemen’deki savaş için ne Afrika’daki kıtlık için ne uyuşturucu sektörü için bu kadar mücadele verilmedi. Hasarı milyonlarca ölüme varan bu sorunlar bitmiş değil, hâlâ var. Ama Covid-19 salgını zengin- fakir ayırmıyor değil mi?

6- Medyada yaşlılarla ilgili olumsuz haberlere sırt çevirip birer toplumsal hafıza numunesi olan yaşlılara yardım insanlığımızın gereğidir.

7- Kişisel bakım ve temizliğin ne derece önemli olduğunu çok iyi anladı bu süreçte! Daha önce üzerinde pek durulmayan temizlik konusu sadece su ve sabunla değil, necaset ve mundarlıkla ilgilidir. Lütfen temizlik konusunu çocuklarla daha geniş bir açıdan ele alıp mümkünse ilmihal bilgileriyle kuvvetlendirin.

8- Bu çağın kolay erişebilirliği maalesef her türlü asılsız haberin de yayılmasına neden oluyor. Böylesi kriz zamanlarında konuşmanın her zamankinden daha fazla sorumluluk taşıdığını konuşabiliriz. “Fitne” çıkarmak insanların korkuları üzerinden prim yapmaktır ve çok ahlaksızcadır.

9- Yukarıdaki maddeler en çok da dönüp dolaşıp iyi insan- kötü insan olma seçimine geliyor. Dünya bir imtihan yeri ve burada yaşadığımız ağır süreçlerle sınanıyoruz. Bu dünyada tek başımıza değiliz, tüm fiillerimizden sorumlu olduğumuzu unutmadan en kötü duygu olan “bencilliği” terk edip olabildiğince iyi insan olmanın fırsatlarına odaklanmalıyız. Yaşlılara hâl hatır sormak bir fırsat. Suyun değerini bilmek bir fırsat.

10- Dışarı çıkmanın tehlikeli olduğu, evde kalmanın daha muteber olduğu bu süreçte ev’e dair yeniden konuşmak çok şey katar çocuğa ve bize. Bütün rutinler alt üst oldu, o çok sevdiğimiz parka ve oyuncakçıya gidemiyoruz. O halde evde neler yapabiliriz…

Bu maddeleri çoğaltmak elbette mümkün. Her kişi, her aile kendine göre yeni ilaveler yapacaktır bu listeye. Ama en önemlisi bu daha başlangıç, krizin ne kadar süreceği belli değil. Salgın günlerinin uzun sürmesine karşılık ruh halimizi beslemeye devam etmeliyiz. Bunun için de şükür ve dua en iyi yöntem gibi duruyor.