Hakikatin Muhatabı: Çocuklar ve Deliler

Ahmethan Yılmaz’ın çok sevdiğim kitabı Karanfilli Dev Amca’da birbirinden güzel üç masal bulunuyor. Bu masalları sıraya koy deseler birinci olarak Okomebe’yi seçerdim. Çünkü pek çok temayı ustaca işleyen bu masalı her okuyuşumda gözümün önünde perdeler açılır ve sahnede çocukları masalı oynarken izlerim.

Benim için bir tiyatro oyununa dönüştürülmesi arzusu taşıyan bu masal, Okombe isminde Afrikalı yerli bir çocuğun gözünden küresel sistem eleştirisi yapan çok naif bir anlatı. Bağıra çağıra, slogan atarak sistemleri yere vurmuyor; bize sistemin tüm bozukluklarını çocuk gerçekliğinde örneklendiriyor.

Afrika deyince bir sömürü, Kolonyalizm okuması zaten kaçınılmaz. Bu çok mizahi bir yaklaşımla ele alınıyor; acı ama gerçek denilen türden. Çocuksu sorular, bir kamyona atlayıp uzak diyarlara görme hevesi gibi çocukça maceralar ve büyüklerin dünyasına dair kafa karışıklıkları da var bu masalda.

Masalın çok sevdiğim diğer bir yönü Foucault’un tezlerini çocuklara anlatan şu kısım: “Okula gidip de ne yapacaksın. Oranın nasıl bir yer olduğunu bilmiyorsun. Bu ülkede delileri tımarhaneye, çocukları da okula kapatırlar. Deneyimlerime göre ikisi de farklı bir yer değil. Okulda büyük olmayı, tımarhanede akıllı olmayı öğreniyorsun. İkisi de büyümekle aynı kapıya çıkıyor. Çünkü bu ülkede büyük olmakla akıllı olmak aynı şey. Beni tımarhaneye attılar çünkü büyümeyi sevmiyorum, büyümeye karşı çıkıyorum.”

Okombe delinin bu sözlerinden bir şey anlamaz ve “Benim ülkemde kimseyi bir yere kapatmazlar” diyerek tarif edilen hayvanat bahçesine doğru gider. Burada da hayvanların kapatıldığını gören Okombe’nin şaşkınlığı ve güvensizliği daha da artar.

Çocukların kendilerine göre bir gerçeklik düzeyleri vardır ve bu, asla “büyüklerin gerçekleriyle” örtüşmez dedik ya benzer bir durum deli denilen veli kimselerde de görülür ki veliler kendilerine has erdikleri gerçeklik makamından ötürü “büyüklere” benzemezler.

Geleneksel toplum çocukları da velileri de delileri de bir arada tutan bir yapıdaydı, modern toplum herkesi ayrıştırdı. Çünkü Lacan’ın dediği gibi “bizi bize ifşa eden delilerden korkuyoruz.” Çünkü Foucault’un tespit ettiği gibi modern ideolojiler, standardize edemedikleri otantik kişilikleri “deli” diyerek denetimde tutmak istiyor. Hakikatin sıradışı ve tehlikeli kabul edilişi bir tek çocuklar ve deliler için geçerli değildir ve bu yüzden çocuklar okullara deliler de tımarhaneye kapatılır.

Okombe’nin yaşadığı şaşkınlığı ve hissettiği güvensizliği paylaşıyorum…